Bu çalışma, Avrupa’da yaşayan Türk çocuklarının iki dillilik sürecinde karşılaştıkları kültürel kimlik sorunlarını ve bu sorunlara yönelik çözüm yaklaşımlarını anlatı literatür taraması çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. İki dillilik bir kişi, bir meslek, bir topluluk veya toplumda görülen iki dil kullanma durumudur. İki dillilik bireylere kültürel zenginlik ve bilişsel avantajlar sağlarken aynı zamanda birden fazla kültür arasında sıkışan çocuklarda benlik algısında çatışmalara ve aidiyet duygusunda karmaşaya yol açabilmektedir. Avrupa’daki Türk diasporasının ikinci ve üçüncü kuşak çocukları göç, küreselleşme ve sosyal bütünleşme süreçleriyle şekillenen bir ortamda iki dilli bir yaşam sürdürmektedir. Bu bağlamda çocuklar hem aile içi ve kültürel değerleri koruma hem de içinde bulundukları toplumun dil ve kültürünü benimseme arasında denge kurmak zorunda kalırken toplumda bazı sorunlarla karşı karşıya gelmektedirler. Çalışmada anlatı literatür taramasına göre sosyodilbilim ve kültürel psikoloji perspektifleri temel alınarak iki dilliliğin çocukların kimlik gelişimi üzerindeki etkileri ele alınmakta dilsel ve kültürel kimlik arasındaki etkileşimleri incelenmektedir. Ayrıca kapsayıcı eğitim anlayışının çocukların kendi kültürel kökenlerini benimserken bulunduğu toplumla bütünleşmelerine nasıl katkı sağlayabileceği üzerinde de durulmaktadır. Bunun yanı sıra literatür değerlendirmeleri göstermektedir ki çok kültürlü ve iki dilliliği destekleyen eğitim ortamlarının çocukların kimlik gelişimini güçlendirdiğini dilsel ve kültürel çeşitliliğin bir tehdit olarak değil bir fırsat olarak ele alınmasının önemini göstermektedir. Bu doğrultuda makalede kapsayıcı eğitim politikalarının ve uygulamalarının göçmen kökenli çocukların hem kendi kimliklerini hem de toplumla uyumlu bir kimlik geliştirmelerini destekleyici nitelikte olması gerektiği üzerinde durulmaktadır.
Bu makale için ayrıca gelişmiş bir benzerlik araması başlat yapabilirsiniz.