Ana yönlendirme menüsünü atla Ana içeriği atla Site alt kısmını atla

Araştırma Makalesi

38. Sayı

Köroğlu Hikâyesi’nin (Demircioğlu-Halep Kolu) Rene Girard’ın Arzu Üçgeni Modeline Dayalı Bir İncelemesi

DOI
https://doi.org/10.25068/dedekorkut694
Yayınlanmış
31.12.2025

Özet

Geleneksel halk bilimi ve edebiyat çalışmaları, genellikle Köroğlu’nu toplumsal adalet arayışı, sınıf mücadelesi veya aşk motifleri üzerinden incelerken, bu çalışma hikâyenin altında yatan arzu mekanizmalarını incelemeyi amaçlamaktadır. Türk halk hikâyelerinden biri olan Hikâyet-i Köroğlu’nun Demircioğlu-Halep Kolu, Rene Girard’ın Mimetik Arzu Teorisi ve Arzu Üçgeni modeli çerçevesinde incelenmiştir. Çeşitli anlatıların, yüzeydeki aşk ve intikam motiflerinin altında Girard’a göre statü, güç ve arzu üzerine kurulu karmaşık mimetik dinamikleri yatmaktadır. Girard’ın düşüncesinin merkezinde toplumsal ilişkilerin ve kültürün köklerini açıklamaya çalışan Mimetik Teori yer alır. Bu teorinin temel unsurları Mimetik Arzu, Şiddet ve Günah Keçisi Mekanizmasıdır. Girard, eserlerinde bu mekanizmaların insan kültürünün ve toplumsal düzenin temelini nasıl oluşturduğunu inceler. Köroğlu hikâyelerinde At, çoğu zaman sadece bir binek değil, aynı zamanda kahramanın statüsünün ve yiğitliğinin somutlaşmış hâlidir. At motifi hikâyenin mimetik zincirini başlatan birincil arzu nesnesi olarak konumlanmıştır. Nalın düşmesiyle tetiklenen olaylar, Köroğlu’nun statüsünün ve yetkinliğinin Demircioğlu tarafından taklit edilmesi arzusunu doğurmuştur. Çalışmanın temeli, Köroğlu ve rakibi olan Hasan Paşa arasındaki çatışmanın ardında sadece Paşa’nın meşru iktidarını ve onurunu taklit etme (mimesis) arzusundan kaynaklanan bir statü mücedelesi değil hikâyenin merkezinde yer alan kısrağın etrafında şekillenmektedir. Karakterler arasındaki ilişki dışsal aracılıktan hızla içsel aracılığa (mimetik ikizliğe) evrildiğini, şiddet döngüsünün ise Kiziroğlu’nun ittifaka dönüştürülmesi gibi yaratıcı mimetik çözümlerle aşıldığını göstermektedir. Köroğlu’nun, Paşa’nın nişanlısını kendi adamı Demircioğlu ile evlendirerek otoritesini sembolik olarak tesis etmesi, makalenin Girard’ın bakış açısını desteklediğini gösterir. Bu bulgular, destanla ve halk hikâyelerindeki kahramanlık motiflerinin altında yatan, karmaşık gibi görünen psikolojik ve sosyal rekabet dinamiklerini aydınlatmaktadır.