Ana yönlendirme menüsünü atla Ana içeriği atla Site alt kısmını atla

Araştırma Makalesi

38. Sayı

İsmail Gaspıralı’nın Eserlerinde Kutupluluk

DOI
https://doi.org/10.25068/dedekorkut703
Yayınlanmış
31.12.2025

Özet

Bu çalışma, İsmail Gaspıralı’nın hikâyelerinde öne çıkan “kutupluluk” ilkesini, Hermetik öğretinin metafizik temelleri bağlamında incelemektedir. Kutupluluk, yalnızca zıtlıkların varlığını değil; aynı zamanda bu zıtlıkların birbirine dönüşebilirliğini ve denge hâlini vurgulayan bir ilkedir. Gaspıralı’nın metinlerinde gelenek ve modernlik, cehalet ve bilgi, tembellik ve çalışkanlık, Doğu ve Batı gibi ikilikler, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde önemli karşıtlıklar oluşturur. Bu zıtlıklar, toplumsal dönüşümün dinamiklerini göstermek amacıyla bilinçli olarak inşa edilmiştir. Bu noktada kutupluluk, statik bir karşıtlık düzeni olmaktan çıkar; bireyin bilinçlenme süreciyle hareket kazanan bir dönüşüm mekanizmasına dönüşür. Hermetik düşüncedeki “dengeye yönelim” ilkesi, Gaspıralı’nın anlatılarında ahlâkî uyanış, irade ve sorumluluk bilinciyle somutlaşır; çatışma, gelişimin zorunlu aşaması hâline gelir. “İvan ve Süleyman” ile “Ahmet Bey Taşkesenli ve Bedros Ağa Karakaşyan” hikâyelerinde; bireyin eğitime ve çalışmaya verdiği değer, kaderini belirleyen temel unsurdur. Bu durum, Gaspıralı’nın eğitimi yalnızca bireysel bir kazanım olarak değil, kolektif ilerlemenin anahtarı olarak gördüğünü ortaya koyar. Bu yaklaşım, bireysel dönüşümü toplumsal bilinçle bütünleştirir. “Darürrahat Müslümanları” ve “Kadınlar Ülkesi” gibi alegorik anlatılar ise hayalî ve gerçek kutupluluğu karşı karşıya getirerek, bir yandan eleştiri üretirken diğer yandan ideal toplum modelini önerir. Sonuç olarak Gaspıralı’nın hikâyelerinde kutupluluk ilkesi, bireysel ahlâk ile toplumsal yapı arasında düşünsel bir köprü kurar; kültürel reformun edebî bir dilde ifadesidir.