Ana yönlendirme menüsünü atla Ana içeriği atla Site alt kısmını atla

Araştırma Makalesi

35. Sayı

Tevfik Fikret’in Şiirlerinde Doğum Travması ve Anne Rahmine Dönüş Arzusu

  • Nilüfer Ilhan
DOI
https://doi.org/10.25068/dedekorkut648
Yayınlanmış
31.12.2024

Özet

Psikanalizmin kurucu isimlerinden Sigmund Freud’un insan davranış ve tutumlarını çözümlemek için bilinç dışını Oedipus kompleksinin merkezinde ortaya çıkarma çabası, insanın ben’in ya da kişilik yapısının anne ve baba ilişkileri çerçevesinde şekillendiği görüşü ile sonuçlanır. Freud’un bu görüşünden hareket etmekle birlikte farklı yaklaşımlarda bulunan öğrencileri arasında Alfred Adler, Carl Gustav Jung, Sandor Ferenczi ve Otto Rank gibi psikanalistler bulunmaktadır. Söz konusu öğrenciler içinde Otto Rank’ın (1884-1939) insanın dünyada çektiği sıkıntı, endişe, mutsuzluk, özlem ve ölme istediği gibi duygularını, doğum anına bağlamasına yönelik olarak yazdığı Doğum Travması (1924) adlı kitabı, Freud’un düşüncelerinden ayrılmasına yol açar. Otto Rank, Freud’un insan davranışlarını incelerken çocukluk dönemi ile ilişkilendirmesine karşılık, insanın dünyaya gelmeden güvenli ve korunaklı bir mekân olan anne rahmindeki yaşamını ve bu yaşamın doğum anıyla bozulmasını öne çıkarır. Rank için insanın teselliyi sessiz ve huzurlu bir mekân ya da bir nesnede arayışı, anne rahmine duyulan özlemi çağrıştırır. Otto Rank’ın ileri sürdüğü doğum travması birçok sanat eserinin bu noktada incelenmesini görünür kılmıştır. Servet-i Fünûn sanatkârları içinde yer alan Tevfik Fikret’in (1867-1915) gerek yaşamında gerekse de şiirlerinde doğum travmasının izlerini ve bu travmadan kurtulmak için anne rahmine dönüş arzusunun yansımasını görmek mümkündür. On iki yaşında annesini kaybeden Fikret, daha çocukken evlerinde bulunan bir odayı kendi zevkine göre döşeyerek ve orada uzun uzun kalarak bir sığınma ihtiyacı içinde olduğunu dikkate sunar. Tevfik Fikret’in insanlardan kaçmasını ve yalnızlığı tercih etmesini açığa çıkarma şekli olan mekâna sığınma arzusu, ileri yaşlarında Aşiyan adını verdiği eviyle somut bir görünüm arz eder. Eliyle çizimini yaptığı ve her detayını düşündüğü Aşiyan, anneye dönüş arzusunun yansıması biçiminde yorumlanabilir. Bu çalışmada Fikret’in anne rahmine duyduğu özlemi açığa çıkarma durumu, şiirlerinde doğadaki belli nesnelere yönelme ve muhayyel mekânlar kurgulaması ile ortaya konmuştur.

Benzer Makaleler

1 2 3 > >> 

Bu makale için ayrıca gelişmiş bir benzerlik araması başlat yapabilirsiniz.