Klâsik Türk edebiyatının temel konularından birisi şarap ve şaraba ait ögelerdir. Bazı şairler özellikle şarap konulu müstakil eserler yazarken, bazı şairler de şiirleri arasında şaraba ayrı bir önem vermişlerdir. Genel olarak bakıldığında, şarabın klâsik edebiyatta kimi zaman gerçek anlamıyla kimi zaman da mecâzî çağrışımlarıyla kullanıldığı görülmektedir. Diğer birçok edebî üründe olduğu gibi başlangıçta Arap ve Fars edebiyatlarının etkisi şarapla ilgili benzetme ve betimlemelerde de görülmüş; ancak klasik Türk edebiyatının kendi kimliğini bulduğu 16. yüzyıldan itibaren orijinal hayaller, semboller, tasavvurlar ve düşünceler ortaya çıkmıştır. 17. yüzyılın önemli şairlerinden birisi olan Nev’î-zâde Atâyî’nin mesnevilerinde zaman zaman geleneğe bağlılık görülse de genellikle orijinal betimlemeler ve yeni tasavvurlar dikkati çekmektedir. Bu çalışmada, Nev’î-zâde Atâyî’nin mesnevilerinde yer alan şarap ve şaraba ait ögelerle ilgili benzetme ve betimlemeler ele alınacaktır.
Bu makale için ayrıca gelişmiş bir benzerlik araması başlat yapabilirsiniz.